Patlayıcı Maddelerin Tespitinde Yeni Dönem

Çağımızın korkulu rüyası patlayıcılar ile yapılan terör eylemlerine karşı, önleyici çalışmalar kapsamında yürütülen projeler, ümit ışığı oldu. Gebze Teknik Üniversitesi’nde yapılan bilimsel araştırmalar yeni nesil ucuz,  hızlı, etkin, patlayıcı ve tehlikeli madde tespiti cihazlarının geliştirilmesine zemin hazırladı.

Gebze Teknik Üniversitesi(GTÜ) Fizik Bölümü Öğretim Üyesi  Prof. Dr. Bulat Rami (Rameev) ve gurubu tarafından manyetik rezonans uygulamaları üzerine 2006 yılından itibaren devam eden araştırmaları kapsamında çekirdek kuadrupol rezonans (NQR) ve çekirdek manyetik rezonans (NMR) yöntemleri ile patlayıcı tespiti ve sanayide madde test/kontrol tekniklerinin geliştirilmesi için araştırmalar yürütülüyor. Bu konudaki araştırmalar birçok TÜBİTAK, NATO, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, MARKA projeleri sayesinde desteklenerek GTÜ Fizik Bölümünde gerekli araştırma/geliştirme altyapısı kurulmuş ve NQR/NMR teknikleri ile mesafeli patlayıcı algılama yöntemleri üzerine çalışmalar gerçekleştiriliyor. Prof. Dr. Bulat Rami yürütücülüğünde, GTÜ Fizik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Georgy Mozzhukhin ve diğer proje personeli katılımıyla yürütülen NATO Science for Peace and Security (SPS) programı kapsamında desteklenmiş 985005 Nolu “Magnetic resonance & MW detection of improvised explosive and illicit materials” başlıklı NATO projesi çerçevesinde yapılan araştırmaların sonuçları Chemical Physics dergisinin 2018 Eylül Ayı 513 sayısında yayınlandı.  Bu yayında nükleer manyetik rezonans yardımıyla patlayıcı ve tehlikeli malzemelerin tespitine yönelik yöntem açıklandı. Bu çalışma Rus bilim adamlarıyla (Prof. Dr. G. Kupriyanova ve diğerler, I. Kant Baltık Federal Üniversitesi, Kaliningrad, Rusya) işbirliği neticesinde ortaya çıktı. İnsan taşıma güvenliğini arttırmaya yönelik geliştirilen yöntemde hava alanlarında güvenlik geçiş-kontrol noktalarında sıvı madde tarama cihazlarında kullanılabiliyor. NMR ve mikrodalga sensörleri sayesinde, patlayıcı ve tehlikeli sıvı maddeler diğer maddelerden ayrıştırılarak tespit edilebiliyor. Geliştirilen yöntem yeni nesil daha ucuz, analiz süresi hızlı ve aynı zamanda etkin patlayıcı ve tehlikeli madde tespiti cihazlarının geliştirilmesine yol açtı. Şu anda da gurubun bu konu üzerine Amerika, Japonya, Almanya, İngiltere, Rusya, İsveç ve Slovenya’dan araştırma gurupları ile ortaklaşa yürütülen bilimsel çalışmaları devam etmektedir.