GTÜ’de Gümrük Birliği Söyleşisi

Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) İşletme Konferans Salonu’nda ‘Geçmişten Günümüze Gümrük Birliği ve Güncelleme Dönemi’ söyleşisi yapıldı. Kocaeli AB Bilgi Merkezi Koordinatörlüğü İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) ve GTÜ işbirliğiyle düzenlenen etkinliğe GTÜ Rektörü Prof. Dr. Haluk Görgün, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Babür Özçelik ve Prof. Dr. M. Hasan Aslan, Genel Sekreter Doç. Dr. Abdurrahman Akyol, İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ebru Kabadayı, Kocaeli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, TOSB Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Çiftçi akademisyenler ve öğrenciler katılım gösterdi.

BEKLENEN DEĞİŞİKLİKLER AÇIKLANDI

Program, Rektör Görgün’ün yaptığı açılış konuşmasıyla başladı. Görgün, ülkemiz için son derece önemli olan Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi söz konusuyken konunun uzmanları tarafından ele alınması için böyle bir organizasyonda yer aldıklarını belirterek katılımcılara teşekkür etti. Daha sonra ‘Güncellenen Gümrük Birliği Neler Getiriyor’ başlıklı oturumda söz alan İKV Brüksel Temsilcisi Haluk Nuray, yenilenecek anlaşmada beklenen değişiklikleri açıkladı. Ardından İKV Strateji ve İş Geliştirme Müdürü Gökhan Kilit, yeni anlaşmanın özellikle tarım sektöründe olmak üzere getireceği yeniliklerden söz etti. GTÜ İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hande Barlın da bir sunum gerçekleştirerek beklenen güncellemelerin çeşitli sektörlere olası etkilerini ele alan bir sunum gerçekleştirdi.

TÜM ÜRÜNLER AVRUPA PAZARINA GİREBİLİR

Bilindiği gibi 31 Aralık 1995 tarihinde yürürlüğe giren Gümrük Birliği Anlaşması o tarihten bu yana dar kapsamlı olduğu gerekçesiyle eleştiriliyordu. Dolayısıyla mevcut anlaşmanın tekrar ele alınıp güncellenmesi ve kapsamının genişletilmesi için müzakerelere başlamak üzere çalışmalar yürütülüyor. Uzmanlar, sözü edilen güncellemelerin gerçekleştirilmesinin ardından tarım ürünlerinin neredeyse tamamının Avrupa Birliği pazarına giriş yapabileceğini belirtiyor. Ayrıca Türkiye’nin, Avrupa Birliği kamu ihalelerine katılma hakkına sahip olmasının, Avrupa Birliği’ne üye ülkelerdeki firmaların Türkiye’de yatırım hacimlerini artırabilmelerinin mümkün olacağı ifade ediliyor.