|
02.10.2026 - GTÜ Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü — GTÜ Sürdürülebilirlik Ofisi ile GTÜ Bilim İletişimi Ofisi katkılarıyla düzenlenen uluslararası seminerde, lise öğrencilerinden kıdemli araştırmacılara uzanan geniş bir katılımcı kitlesi yapay zekanın bilim, sağlık ve etik alanlarındaki dönüştürücü etkilerini değerlendirdi. — Imperial College London Öğretim Üyesi Doç. Dr. Islem Rekik; nörobilimden eğitime, devrim niteliğindeki yeniliklerden etik sınırlara kadar yapay zekanın sunduğu fırsat ve riskleri GTÜ’de anlattı. Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) Kongre ve Kültür Merkezi’nde, 30 Eylül’de GTÜ Sürdürülebilirlik Ofisi ve GTÜ Bilim İletişimi Ofisi katkılarıyla "Yapay Zeka: İyisi, Kötüsü ve Oyun Değiştiren Gücü" başlıklı uluslararası seminer gerçekleştirildi. Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Sinan Akgül'ün açılış konuşmasıyla başlayan programa; GTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Elif Damla Arısan, enstitü ve fakülte yöneticileri, çok sayıda akademisyen, üniversite öğrencileri ve Pendik Teknopark İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden 50 konuk öğrenci katıldı. Kuşaklar Arası Bilim Köprüsü ve Yapay Zeka Vizyonu GTÜ’nün yapay zeka teknolojilerini toplumun her kademesinde yaygınlaştırma ve genç nesillerde erken farkındalık oluşturma önceliği doğrultusunda şekillenen seminer; lise öğrencilerinden onlarca yıllık araştırma deneyimine sahip kıdemli bilim insanlarına kadar oldukça geniş bir katılımcı yelpazesini aynı salonda buluşturdu. İnsan ve Makine Zekasının Birlikteliği Seminerin davetli konuşmacısı olan Imperial College London Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve BASIRA Laboratuvarı Direktörü Doç. Dr. Islem Rekik; sağlık, eğitim, yaratıcılık, medya ve kişisel mahremiyet ekseninde yapay zekanın sunduğu imkanları ve doğurduğu riskleri ayrıntılarıyla aktardı. İnsan zekası ile makine zekasının iş birliği içinde çalıştığı yeni bir dönemin başladığını belirten Doç. Dr. Rekik, yapay zekanın çalışma biçimlerimizi, düşünce yapımızı, inovasyon süreçlerimizi ve problem çözme yaklaşımlarımızı kökten dönüştürdüğünü ifade etti. Yapay zeka teorisinin kurucularına verilen 2024 Nobel Ödülleri'ne değinen Rekik; üretken yapay zeka modellerinin ve algoritmaların artık kendi kendine komut üretebildiğini, birbiriyle etkileşime girerek matematik ve temel bilimlerdeki köklü problemleri çözebilecek seviyeye ulaştığını kaydetti. Sağlıkta Devrim ve Nörobilim Odaklı Yapay Zeka Yapay zekanın sağlık alanındaki rolünü kendi araştırmalarından örneklerle aktaran Doç. Dr. Rekik, yöneticisi olduğu BASIRA Laboratuvarı bünyesinde beyin haritalama ve nörobilim odaklı çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) verilerinin makine öğrenmesi algoritmalarıyla incelenmesi sayesinde beyin bölgeleri arasındaki bağlantısallık ağlarının çözümlendiğini aktaran Rekik; bu yöntemlerin nörogelişimsel süreçlerin izlenmesinde, karmaşık örüntülerin tespitinde ve kişiselleştirilmiş klinik tedavilerin geliştirilmesinde çığır açıcı sonuçlar verdiğini söyledi. Yapay zekanın getirdiği teknolojik kazanımların yanı sıra etik sınırların, veri mahremiyetinin ve insan odaklı denetim mekanizmalarının da ele alındığı seminer, katılımcılardan gelen soruların yanıtlanmasının ardından sona erdi. |
|









