Öğretim üyemizin başarısı

GTÜ Temel Bilimler Fakültesi Kimya Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Fabienne Dumoulin Royal Society of Chemistry’nin önemli dergilerinden birisi olan “Photochemical & Photobiological Sciences” dergisinde “Nano- and Molecular Engineering of Photosensitisers” konulu sayıda davetli editörlük yaptı.

Alanında dünyaca ünlü araştırmacıların yer aldığı bu dergiye yaptığı çalışmadan dolayı GTÜ ailesi olarak öğretim üyemizi tebrik eder, başarılarının devamını dileriz.

 https://pubs.rsc.org/en/content/articlelanding/2018/pp/c8pp90047g/unauth#!divAbstract

 ‘Nano ve Moleküler Işığa Duyarlı Ajan Mühendisliği’ temalı sayıya giriş olarak Dr. Öğr. Üyesi Fabienne Dumoulin’in yazısının Türkçe çevirisi söyle:

Pek çok İngilizce sözcük gibi, fotosensitizer (ışığa duyarlı ajan) sözcüğünün kökeni de eski Yunanca’dan gelmekte ve tam olarak “ışığa duyarlı şey” anlamını taşımaktadır. Bu oldukça geniş bir tanımdır. Bu Photochemical & Photobiological Sciences’ın özel sayısında ışığa duyarlı ajan, yalnız uygun şartlar ve uyarma sonrası Reaktif Oksijen Türleri üretebilen sistemler için kullanılmaktadır.

Işığa duyarlı ajan sistemleri sonsuz bir çeşitliliğe sahip moleküler ve nano yapılar içermekte ve bir çok farklı mekanizmayla çalışabilmektedir. Bu sistemler tıpta, kanserin fotodinamik terapisinde kullanılmasının yanında enfeksiyon ve optik hastalıklara karşı, ve doğa için su arıtımında kullanılmaktadır. Uyarma yöntemine göre farklı ışığa duyarlı ajan yapılarına ihtiyaç duyulmaktadır.

Çoğunlukla kimyacı olan Mühendisler, moleküler ya da nano boyutta olabilen yeni ışığa duyarlı ajanların geliştirilmesinde çok büyük rol oynamaktadır. Yapı-etkinlik ilişkisi üzerine yapılan araştırmalar ve, fotodinamik uygulamaların, doğası gereği çokdisiplinli olmasından dolayı, alandaki diğer bilimadamlarıyla iyi bir iletişim içerisinde olmak, daha gelişmiş bir etki göstermesi mümkün yeni ışığa duyarlı ajan sistemlerinin tasarlanabilmesi için şarttır. Bu sayıdaki derleme ve makaleler, birbirinden farklı ışığa duyarlı ajan ailelerinin tasarımı, sentezi ve değerlendirilmesine odaklanmıştır.

Singlet oksijen üretiminin, ışığa duyarlı ajan ve iletim sistemlerinin tasarımı yoluyla kontrol edilmesi için kullanılabilecek farklı stratejiler, Alman Senge ve ekibi tarafından, “İyi, Kötü ve Çirkin”e benzetilerek tanımlanmıştır (DOI: 10.1039/C8PP00008E). Çek Cumhuriyetinden Zimcik ve Novakova’nın azaftalosiyaninlerin rolü (DOI: 10.1039/ C8PP00106E), İngiliz Eggleston ve ekibinin aminolevulinik asit türevlerinin evrimi (DOI: 10.1039/ C8PP00362A) ve son olarak Malezyalı Chung ve Lee’nin Bodipy türevleri üzerine olduğu gibi (DOI: 10.1039/ C8PP00113H), bu konuda yapılmış çeşitli derleme makalelerinde, kanserin fotodinamik terapisinde kullanılan çeşitli ışığa duyarlı ajan sistemleri üzerinde durulmuştur. Fransa’dan Habermayer’in grubu, ışığa duyarlı ajanların kimyasına sanayi açısından bakmaktadır (DOI: 10.1039/ C8PP00222C) ve bir glikoporfirinin yaşam öyküsü, Fransa Institut Curie’den Thomas ve grubu tarafından anlatılmıştır (DOI: 10.1039/ C8PP00123E). Son olarak, iki tür nanoparçacığın önemi, İngiliz Russel’ın grubu tarafından altın nanoparçacıkların (DOI: 10.1039/C8PP00271A) ve Fransız Durand ve ekibi tarafından Mesopor Silika Nanoparçacıkların (DOI: 10.1039/C8PP00143J), özellikle antikanser PDT üzerine çalışmalarıyla kanıtlanmıştır. Bu nanoparçacıklar, daha sonra yalnız kansere karşı değil, antibakteriyel uygulamalarda da kullanılmıştır. ABD’li Hamblin, aynı amaçla fulleren kullanımının iyi ve kötü yanlarını ele almıştır (DOI: 10.1039/C8PP00195B). Antimikrobiyal uygulamalara bakıldığında, İngiliz Wainwright sentetik küçük molekül yapıdaki fotoantimikrobiyallerin önemi ve üstünlüklerini açıklamıştır (DOI: 10.1039/C8PP00145F). Fransız Frochot’un ekibi tarafından yazılmış bir derleme (DOI: 10.1039/C8PP00112J), son zamanlarda ön plana çıkan bir uyarma tekniği olan X ışını kullanımına ışık tutmuş ve Italyan Sortino ve grubu, ışığa duyarlı ajanları NO fotodonörlerle birleştirmenin avantajlarını ön plana çıkarmıştır (DOI: 10.1039/ C8PP00272J). Son olarak, Portekizli Faustino ve Almeida’nın ekibi, atıksulardaki kimyasal kirleticileri yok etmek için ileri yükseltgenme işlemlerini derlemiş (DOI: 10.1039/C8PP00249E), ve ışığa duyarlı ajanların, biyotıp alanı dışında, çevre iyileştirme çalışmalarında da kullanılabildiğini ortaya koymuştur.

Beş araştırma makalesi de bu özel sayının bir parçasıdır. İsviçreli Lange’nin ekibi tarafından yazılan, iki kısımdan oluşan çalışma (DOI: 10.1039/C8PP00318A ve DOI: 10.1039/C8PP00317C), seçici fototeşhis ve fototerapi amacıyla pheophorbid sistemlerde ptoreolitik olarak tetiklenen ilaç salınımı sağlayan siklopeptidik ışığa duyarlı ajan önilaçları; Yağcı Acar ve ekibi, NIR dalgaboylarında küçük demir oksit nanoparçacıkların fototermal terapi potansiyelini etkileyen etkenleri (DOI: 10.1039/C8PP00203G); Fransız Sol’ün grubu fotoduyarlı hibrid selüloz kumaşının antibakteriyel etkisini (DOI: 10.1039/C8PP00212F); ve son olarak, Çinli Zhao ve grubuysa aren ışığa duyarlı ajanlardaki sistemler arası geçişe tiyofen sübstitüsyonunun etkisini (DOI: 10.1039/C8PP00230D) araştırmıştır.

Dünyanın her yerinden gelen derleme ve araştırma makalelerinden oluşan bu özel sayıya gösterdikleri heves ve coşku için, katkıda bulunan tüm yazarlara minnetarlığımı sunuyorum. Işığa gelince, bu konunun gerçekten bir sınırı yok! Umuyorum ki, farklı alanlar ve seviyelerden, ister bu alanla yeni tanışmış bir öğrenci, ister daha tecrübeli meslektaşlarım, içeriğimizi takdir eder ve faydalı bulur.

Son olarak, destekleri için Photochemical & Photobiological Sciences’ın editör kadrosuna ve Genel Yayın Müdürü Profesör Rex Tyrrell’e tüm aşamalardaki yardımları ve desteği için teşekkürlerimi sunuyorum.