Sanayi ve Teknoloji Zirvesi Başbakan Binali Yıldırım’ın katılımı ile başladı

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Kocaeli Valiliğinin himayelerinde  Gebze Teknik Üniversitesi tarafından akademik hayatla reel sektörü bir araya getirmek, sanayicilerin kalifiye eleman ihtiyaçlarının karşılanmasına destek vermek, Ar-Ge çalışmalarını öne çıkarmak, sanayi-üniversite işbirliğini üst seviyeye taşıyarak, ülkemizin 2023 hedeflerinde Gebze bölgesinin önemini daha da etkili bir şekilde vurgulamak amacıyla düzenlenen “Sanayi ve Teknoloji Zirvesi” Açılış Töreni, Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’ın teşrifleriyle gerçekleştirildi.

Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) Rektörü Prof. Dr. Haluk Görgün’ün ev sahipliğinde GTÜ Kampüsünde düzenlenen “Sanayi ve Teknoloji Zirvesi” açılış törenine Başbakan Binali Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı  Faruk Özlü, Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Faruk Şekerci, Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü, Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, İlçe Kaymakamları, Aselsan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker, İl Emniyet Müdürü Necati Denizci, İl Jandarma Komutanı Alb. Osman Aslan, İlçe Belediye Başkanları, Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Gebze Ticaret Odası Başkanı Nail Çiler, akademisyenler, OSB Başkanları, işadamları ve öğrenciler katıldı.

Gebze Teknik Üniversitesi Sanayi ve teknoloji Zirvesinin açılış programında selamlama konuşmasını GTÜ Rektörü Prof. Dr. Haluk Görgün yaptı. Görgünün konuşması şöyle;Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı himayelerinde Gebze Teknik Üniversitesi tarafından düzenlenen “1. Sanayi ve Teknoloji Zirvesi” nedeniyle sizleri Üniversitemizde ağırlamaktan büyük mutluluk duymaktayım. Tüm konuklarımıza hoş geldiniz der, sevgi ve saygıyla selamlarım.

Saygıdeğer Başbakanım, Özel günler özel konuklarla anlam kazanır. Değerli vaktinizi ayırarak zirvemize teşrifleriniz nedeniyle üniversitemize vermiş olduğunuz destek için şükranlarımı sunarım. Bizlere güç verdiniz, güven verdiniz, umut verdiniz. Saygıdeğer Bakanım, Türkiye’de ilk kez panel, sergi ve fuar içerikleriyle bir üniversite tarafından kampüs içerisinde düzenlenen bu zirvemize ilk günden beri göstermiş olduğunuz yakın ilgi ve vermiş olduğunuz destek için Üniversitem ve Gebze Bölgesi adına teşekkürlerimi sunarım. Saygıdeğer Başbakanım ve Değerli Konuklar, Bilindiği gibi sanayi kuruluşlarının kalkınmasında, gelişmenin sürdürülebilirliği ve ar-ge faaliyetleri çok önemli rol oynamaktadır. Bu sürdürülebilirliği destekleyebilen en önemli unsurlardan biri de üniversite-sanayi iş birliğidir. Üniversite-Sanayi iş birliğinde bir diğer önemli konu ise, ortak yürütülen projelerdir. Karşılıklı fayda temelinde yürütülen bu projelerin birçok faydasının olduğu aşikardır. Bu işbirliği sonucunda sanayi ürün çeşidini sürekli artırmak, yüksek kaliteli ürün üretmek ve üretim maliyetini düşürebilmek için gerekli çalışmalarda bulunabileceklerdir. Üniversite açısından değerlendirildiğinde ise özellikle üniversitelerin mühendislik eğitiminde pratik uygulama imkanları doğuracaktır. Yapılan bu karşılıklı işbirliği, ülkelerin bilimsel, teknolojik ve ekonomik gelişmesini hızlandıracaktır.

Bu işbirliği kapsamında her fırsatta dile getirilen karşılıklı beklentiler bulunmaktadır:

Üniversitelerin beklentileri;

•             araştırma bütçelerinin sanayi desteği sayesinde artması

•             öğrencilerin mesleki gelişimlerine katkıda bulunulması

•             ülke ekonomisine fayda sağlanması

Sanayinin beklentileri ise;

•             pazara yönelik teknolojik bilgi ihtiyacının karşılanması

•             karşılaşılan problemlere kısa sürede çözüm bulunması

•             ürün kalitesinin iyileştirilmesi ve

•             ekonomik büyüme sağlanması

için çalışmalar yapılmasıdır.

 

Saygıdeğer Başbakanım ve Değerli Konuklar, Uzun yıllardır konuşulan ve bütün destek ve teşviklere rağmen tam istenilen verime ulaşılamayan üniversite-sanayi işbirliğinin gelişimi konusunda en büyük engellerden biri olarak biz bu karşılıklı işbirliği beklentilerini görmekteyiz. Bu nedenle, göreve başladığım günden bugüne üniversite-sanayi işbirliği konusunda farklı bir model geliştirmeye ve işbirliği ifadesini mümkün olduğu kadar kullanmamaya çalıştık. Ayrıca, Üniversite yönetimi olarak toplumsal bütünleşmeye ve topluma hizmet yarışında bizlere yardımcı olacak üniversite dışı paydaşlara da büyük önem verdik. Bu yeni model kapsamında;

•             Öncelikle beklentilerimizi sıfırlayarak bölgeyi tüm dinamikleriyle anlamaya ve daha sonra anlamlandırmaya çalıştık.

•             Sonrasında bölge ile eğitim, bilimsel, toplumsal, kültürel olmak üzere her konuda bütünleşmeye ve entegre olmaya çalıştık.

•             Kısacası işbirliğinin doğal bir sonuç olacağını bilerek öncelikle bölge insanı ve sanayi ile niyet birliği, sonrasında gönül birliği, devamında değer birliği ve son olarak ise güç birliği kurmak için çaba sarf ettik. Bunun sonucunda yapay bir işbirliğinden ziyade bugünkü zirve gibi bölgenin tüm dinamiklerinin destek verdiği büyük sonuçlar elde etmeye başladık. Bu vesileyle, şahsım ve üniversitem adına bölgenin tüm paydaşlarına üniversitemizi kendi üniversiteleri olarak gördükleri ve destek verdikleri için şükranlarımı sunuyorum.

Saygıdeğer Başbakanım ve Değerli Konuklar, Bu güzel işbirliğinin gelişmesinde Gebze Bölgesinin oluşturduğu ekosistemin ve sinerjinin önemi büyüktür. Dünyada güçlü ekonomilere baktığımızda karşımıza yaşam kalitesi yüksek, yatırımcı ve girişimciler için güvenli iklimlerin olduğu şehirler ile karşılaşırız. Şehirlerimizin geleceğe hazır, sürdürülebilir ve parlak ekonomik göstergelere sahip olması için yenilikçi, girişimci, üretken, iş gücü piyasası esnek, uluslararası bağlamda etkin yer edinmiş şehir ekonomi hareketleri önem arz eder.

                Dünyadaki şehirler potansiyel, performans ve güç olarak karşılaştırıldığında

1.            Ekonomik etkinlik,

2.            Politik güç,

3.            Bilgi ve etkisi,

4.            Finansal güç,

5.            Yaşam kalitesi,

6.            Küresel çapta rekabet gücü

olmak üzere  6 farklı temada ele alınmakta, ülke ve dünya ekonomisine katkısı ve büyüklükleri bu kriterler ile değerlendirilmektedir. New York, Moskova, Cenevre, Şangay, Pekin, Oslo, Osaka, Dublin, Helsinki, Sidney, Zürih, Toronto, Stokholm, Viyana, Seul gibi şehirler bu kriterler bazında değerlendirilerek ülkelerinin ve dünyanın ekonomik olarak en büyük şehirleri arasında yer almaktadır. Ancak, ekonomik çıktılar ve şehir sayıları oranlandığında bu şehirlerin çok azı ülke ekonomisine Gebze bölgesinin yaptığı gibi %13 değerinde katkı yapmaktadır. Bu veri bile Gebze’nin Ülkemiz için hayati önemini vurgulamakta yeterlidir.

Üniversitemizin son 3 yılda pek çok başarı elde etti. GTÜ Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nin kurulması, Girişimcilik ve Yenilikçilik Endeksinde 12. Sıradan 3.sıraya yükselmesi, Türkiye’de İSO 9001:2015 ve ISO 100002 Kalite Belgelerini alan ilk Üniversite olması, evsahipliği yaptığımız çeşitli ulusal ve uluslararası çalıştay, seminer ve etkinlikler ile sanayi kuruluşlarıyla gerçekleştirilen ortak çalışmalar, bunlardan sadece birkaç tanesidir. Bu başarılar işte niyet, gönül, değer ve güç birliğinin doğal sonucu olarak karşımıza çıkmıştır. Bugünkü Sanayi ve Teknoloji Zirvesi ise bu başarının son halkasıdır. Dört gün boyunca sanayimizin önde gelen firmalarının teknolojik ürünlerini sergileyeceği fuar oluşumuyla; konu uzmanları tarafından ülke ve sanayi gündemini meşgul edilen konuların tartışılacağı panelleriyle, nitelikli işgücü ihtiyacına odaklanılan istihdam imkanlarıyla ve girişimcilik fırsatlarıyla çok büyük bir zirveye imza atıyoruz. En temel amacımız bu zirvenin gelenekselleşmesi olacaktır.

Bu vesileyle, bu zirvenin gerçekleşmesinde katkısı olan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanımıza, Kocaeli Valimize, OSB Başkanlarımıza, Sanayi ve Ticaret Odaları Başkanlarımıza, tüm sponsor firmalarımıza ve zirveye ürünleriyle katılan tüm firmalarımıza çok teşekkür ederim. Saygıdeğer Başbakanım, Zirvemize teşrif ettiniz, değer verdiniz, güç verdiniz. Geçtiğimiz günlerde Kocaeli bölgesinde teşrif ettiğiniz bir etkinlikteki konuşmanızda Gebze Teknik Üniversitesi’nden övgü dolu sözler ile bahsetmeniz ve Kocaeli’nin gururu olarak nitelendirmeniz karşısındaki mahcubiyetimizi ve mutluluğumuzu ifade etmek için kelimeler gerçekten kifayetsiz kalıyor. Zati Alinizin Üniversitemizin gelişimini bu kadar yakından takip etmeniz ve takdir etmeniz bizlerin motivasyonunu arttırmakta, Ülkemizin ve gençlerimizin geleceği için çalışma azmimizi daha da arttırmaktadır. Üniversitemize göstermiş olduğunuz yakın ilgi için tüm çalışanlarımız ve öğrencilerimiz adına şükranlarımı sunarım.

Saygıdeğer Başbakanım ve Değerli Konuklar,

Müsaadelerinizle iki kişiye özel teşekkür etmek istiyorum. Üniversitemizin sanayi ve Bölge ile entegrasyonu başta olmak üzere ortaya attığımız her proje ve fikirde bizi destekleyen ve her tür yardımı yapan Sayın Başbakan Yardımcımız Fikri IŞIK Beyefendi ve aynı şekilde hiçbir talebimizi geri çevirmeyen kampüsümüzün Türkiye’nin en büyük kampüsü olmasında her türlü desteği veren Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız İbrahim KARAOSMANOĞLU Beye huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Gebze Teknik Üniversitesi Sanayi ve Teknoloji Zirvesi’nin tüm katılımcılar için hayırlı olması dileğiyle sevgi ve saygılarımı sunarım.

Görgün’ün ardından Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü zirve açılış töreninde konuşma yaparak   "Geride kalan yıllar içinde, Gebze Teknik Üniversitesi; ülkemizin en dikkat çeken, en güzide eğitim kurumlarından biri olmayı başarmıştır. TÜBİTAK'ın belirlediği, 'Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksinde' 3. sırada yer alan üniversitemiz, aynı zamanda Araştırma Üniversitesi statüsündedir. Gebze Teknik Üniversitesi'nin elde ettiği başarılar, sadece eğitim dünyamız için değil, Türk bilimi, teknolojisi ve sanayisi için de gurur kaynağıdır. Yeni bilgilerin üretildiği, yeni bakış açılarının filizlendiği, yeni projelerin geliştirildiği yerler, işte buralardır. Bizim bütün arzumuz ve çabamız; bir eli bilimde, diğer eli hayatın içinde olan bir üniversite anlayışını, Türkiye'ye kazandırmaktır. Bilimle hayatı, bilimle teknolojiyi, bilimle sanayiyi buluşturan üniversiteler için çabalıyoruz. Bu çerçevede bilim, sanayi ve üniversitenin, birbirini destekleyen, birbirine omuz veren kurumlar olduğunu ifade etmek isterim" dedi.

Törende konuşan Başbakan Yardımcısı Fikri Işık ise , “Bu topraklar bizim vatanımız. Bu topraklar bize vatan olsun diye binlerce vatandaşımızı şehit verdik. İnşallah ebediyen bu vatan bizim topraklarımız olacak. Bu topraklar bugüne kadar onlarca medeniyete ev sahipliği yaptı. Bu aslında hepimizin iftihar etmesi gereken bir durum ama aynı zamanda bu toprakların üzerinde çok fazla hesap yapanın olduğu topraklar. O nedenle bu topraklarda bağımsız ve hür yaşamanın üç temeli var. Güçlü bir demokrasi, güçlü bir ekonomi ve güçlü bir silahlı kuvvetlerdir. Bu üçünden birisi eksik olursa bu söylediğimiz üretken ve bağımsız ülke hedefimizde yol alamayız. Özellikle güçlü ekonomi için güçlü bir silahlı kuvvetler gerekir. Güçlü demokrasi de güçlü ekonomi için şarttır. Ekonomisi üretime değil de tüketime yönelik olan bütün ülkeler havadan nem kapar. Ufak bir sıkıntıda ekonomi sarsıntı yaşar. Ama ekonomi ne kadar güçlü olursa sıkıntılardan zarar görmez, hayatta kalmayı başarır. Bunu Dünyada pek çok örneği var” dedi.

Nitelikli, katma değeri yüksek üretim, Ar-Ge ve inovasyonun önemine değinen Işık, "Temel bilimlere yatırım yapmayan ülkelerin önümüzdeki süreçte kaybedeceği aşikar. Teknoloji ve inavasyona yeteri kadar imkan, zaman ve enerji harcamayan ülkelerin bu yarıştan erken kopacağı çok net. İktidarlarımız döneminde bu konulara çok ciddi kaynak ayırdık. Harcadığımız bütçe net olarak 10 katını geçti. Ama bu alandaki en önemli en belirleyici unsurun nitelikli insan unsuru olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. İstediğiniz kadar paranız olsun, paranızı istifleyin. Her gelene verin. O parayı kullanacak nitelikli insanınız yoksa maalesef bir şey ifade etmiyor. İşte Türkiye üretime dayalı ekonomideki iddiasında en önemli aktör üniversite. Üniversitenin içinde olmadığı, aktif olarak işin içerisine vücudunu koyamadığı, üretimle dayalı kalkınma modelinin olması mümkün değil. Bu noktada hükumetlerimiz kamu-sanayi işbirliği modeline çok önem verdi. Biz istiyoruz ki üniversiteler kendi evreni içerisinde yaşamasın. Sanayi ve üniversite kesişmeyen iki ayrı küme gibi yoluna devam etmesin. Biz istiyoruz ki sanayi ve üniversite Katolik nikahı kıysın. Devlet de bu nikahın en önemli şahidi olsun. Hangi destek gerekiyorsa o desteği koysun” diye konuştu.

Bilim ve sanayinin gelişmesi için üniversitelerde çok önemli çalışmalar yaptıklarını ifade eden Başbakan Yardımcısı Işık, “Şu anda en değerli şey bilgi. Bilgiyi eğer teknolojiye dönüştürürseniz de bunun inanılmaz getirisi var. Bugün tek bir teknoloji firmasının dünyanın en büyük ekonomi konumunda olduğunu görebiliyoruz. İşte bu noktada Gebze Teknik Üniversitesi ülkemizin potansiyeli en yüksek üniversitelerinin başında geliyor. Neden derseniz, Gebze Teknik Üniversitesi’nin en bariz vasfı çok nitelikli bir akademisyen kadrosuna sahip olmasıdır. Biz bunu hakikaten her alanda görüyoruz. Faydasını da her noktada bizzat yaşayarak biliyoruz. Dört yıl önce üniversiteye çevirdik. Cumhurbaşkanımıza özellikle şükranlarımızı arz etmek istiyorum. Cumhurbaşkanımız bu konuda gerekli talimatı verdi ve TBMM gerekli değişikliği yaptı ve şu anda üniversitemiz Türkiye’nin en iddialı üniversiteleri arasına girdi. Bunun en güzel göstergelerinden biri 2017 girişimci ve yenilikçi üniversite sıralamasında üçüncülüğe yükselmiş olmasıdır. Burada çok önemli üç paydaş daha var. Üniversitemizin öğretim üyeleri, akademisyen kadrosu, idari kadrosu. Ama en az bunun kadar önemli olduğunu ifade etmem gerekiyor sanayicilerimiz. Bugün burada bir taraftan sanayi zirvesi yapacağız bir taraftan da öğrencilerimiz sanayicilerimizle buluşacak. GTÜ mezunlarının en hızlı ve yüzde olarak yüksek iş bulduğu üniversite. İnşallah bu zirveler vesilesiyle artacak” şeklinde konuştu.

Açılış törenini katılımı ile onurlandıran TC Başbakanı Binali Yıldırım konuşmasına, 4 gün sürecek zirve ile Türkiye'de sanayi-üniversite iş birliği örneklerinin sergileneceğini söyleyerek başladı. Zirvenin, Türkiye'nin 100. yılı hedeflerinin gerçekleşmesine katkı sağlayacağına işaret eden Yıldırım, bu toplantının, ülkenin aydınlık yarınları için ciddi neticeler ortaya çıkaracağına inandığını dile getirdi. Gebze Teknik Üniversitesi'nin 4 yılda gözle görülür bir mesafe almasının da tesadüfi olmadığını vurgulayan Yıldırım, üniversitenin bulunduğu yerin bunda etkili olduğunu söyledi. Yerleşkenin İstanbul tarafında 5 OSB, Kocaeli tarafında ise 13 OSB olduğuna işaret eden Yıldırım, üniversitelilerin toplam 18 OSB'ye yarım saatten az bir sürede ulaşabildiğini kaydetti. Osmangazi Köprüsü ile Bursa merkezine 45 dakikada ulaşıldığını belirten Başbakan Yıldırım, şunları söyledi:

"Sanayiyle üniversite iş birliği, biz öğrenciyken de konuşulan bir şeydi. Efendim, 'Üniversitelerle sanayi arasında iş birliği yok." Ben de teknik üniversite mezunuyum, yabancı değilim mevzuya. O zaman da bu lafları çok duyardık ama gerçekten o zaman, sanayi ile üniversite arasında hiçbir temas yoktu. Hem fiziki olarak hem de zihni olarak. Birbirinden iki ayrı dünya. İdeal şartlar altında alınan bir üniversite öğrenimi, bir de gerçek şartlar altında mücadele eden sanayi sektörü. İdeal şartlar, fanus içinde, dezenfekte ortamda yaşamaktır. Öyle bir dünya yok. Ancak erken doğan bebekleri koyuyorlar, bir iki ay orada duruyor herhangi bir zarar görmemesi için. Ama hayat, özel sektörüyle üniversitesiyle sanat camiasıyla her türlü fırsata da her türlü tehdide de açıktır." Başbakan Binali Yıldırım, hayatta kalmak için her alanda mutlaka var olmak ve mücadele etmek gerektiğini de söyledi. Üniversite yıllarında staj imkanına sahip olmadıklarını da anlatan Yıldırım, şöyle devam etti:

"Birinci yıl yok, ikinci yıl yok, üçüncü yıl yok. Mezun olacağız staj yapmadan mezun olamıyorsun. Onun yüzünden mezuniyetin gecikme ihtimali doğuyor, riski doğuyor. Niye? Sanayiciler stajyeri yük olarak görüyor. 'Bununla mı uğraşacağım?' diyor. 'Gelecek burada işçilerin de aklını karıştıracak, huzurumuzu bozacak, bizi meşgul edecek.' Bunlar yaşanan şeyler. 'Ya para pul istemiyoruz yeter ki gidelim de ne oluyor, ne bitiyor tezgahlara bakalım, biraz okuduklarımızla gördüklerimiz birbirine uyuyor mu uymuyor mu onu görelim.' Burs, kredi zaten yok. Onlar hak getire. Yani 100 kişi müracaat ediyor, 5 kişi kredi zor alıyor. Burs, devlet bursu, zaten yok. Şimdi kredi de var burs da var. Az önce Rektör Hocamıza sordum, 'Buraya giren her öğrenci adımını attığı anda 200 lira ile 2 bin lira arasında bursu hazır.' diyor. Ne güzel bir imkan. Keşke bugünlerde okusaydık. Üniversiteyle sanayinin iş biriliğini nasıl başardıklarını sorduğu Gebze Teknik Üniversitesi rektörünün, vakıf kurarak mütevelli heyetine belli başlı sanayicileri dahil ettiklerini söylediğini anlatan Yıldırım, işin içine sorumluluk dahil edilince onların da ellerini taşın altına koyarak Ar-Ge projelerine, yenilikçi ve bilimsel çalışmaları desteklerini, ilgilerini daha çok artırdıklarını, gerçek anlamda üniversite-sanayi iş birliğinin sağlanmış olduğunu anlattı.

Yıldırım, kendi zamanında ise üniversitelerin "burnundan kıl aldırmadığını", "Sanayicilerin ihtiyaçları varsa bize müracaat etsinler" dediğini belirterek, "Sanayiciler de diyor ki, 'Bunlar başka bir dünyada yaşıyor. Bunlarınki güzel, sıcak odalar, fiyakalı ayakkabılar, güzel güzel konuşmalar. Bunun bize bir faydası yok. Gel şurada üreten tezgahı gör, üretimin zorluğunu gör, üretimin heyecanını yaşa. İkisi birbirinden bekliyor. Olmaz. Bu ezberi bozmuş Gebze Teknik Üniversitesi, ben büyüğüm, sen büyüksün meselesini bırakmış 'Gel kardeşim, Türkiye'nin geleceği araştırmada, geliştirmede, yenilikçi teknolojiler üretmede, başka yolu yok.' demiş. Bu potansiyelimizi, imkanımızı ortaya çıkarmış, bir adım atmış." diye konuştu. Başbakan Binali Yıldırım, 3 teknik üniversitenin 11'e çıktığını ifade ederek, 1773'te kurulan İstanbul Teknik Üniversitesi'yle övünüldüğünü, 4 yıl geçmişi olan Gebze Teknik Üniversitesi'nin de hızla ilerleyerek asırlık üniversitelerin ensesinde olduğunu söyledi.