Kasım 2009 Yıl 6 Sayı: 62 Bültenimiz her ay  yayınlanır

Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü

Ana Sayfa
GYTE'nin SCI Karnesi
Kültür-Sanat
Atama Kararları
Duyurular
Basında GYTE
  Ulaşım&İletişim
  Eski Sayılar
Künye

HAYALLERİN ÜZERİNE KANAT ÇIRPMAK              

İsmet Türker Cedimağar

 

           

İnsanoğlu uçabilseydi neler yapardı? Hayallerimizin en az bir tanesinin uçma üzerine kurulduğunu biliyor muydunuz? Kırlarda gezerken yahut deniz kenarında yürürken insanoğlunun dikkatini, en az bir kere, kuşlar çeker. Nasıl uçabildikleri hakkında fikir yürütürüz. Yakından şahit olmuşuzdur, bir çok insan kuşları gözler; mesela yaşadığım şehir İstanbul’da, vapurla yolculuk yapanların attıları simite koşup vapura eşlik eden martıları hayranlıkla  seyretmeyen kaç kişi vardır? Birçoğunuz  benim gibi hayatında bir kez olsun, bizzat uçmayı düşlemiştir.

Edebiyatımıza giren uçma ile alakalı o kadar çok eser varki. Uçsuz bucaksız mavi göklerde süzülmeyi bir hürriyet yolculuğu sayanlar mı dersiniz. Uçup gitmeyi ayrılık sembolü sayanlar mı? Bu yüzden kimi ozanlar kuşa uç derken, kimileri uçma diye yakarır. Bir çok deyimimiz uçma temalıdır. Bazen başarı sembolüdür uçmak, bazen de ölümü hatırlatır. Ama ne olursa olsun insanoğlu uçma özleminden bir türlü vazgeçmemiştir. Kimi mağaralarda, antik kültüre ait resimlerde uçma ile ilgili bir çok bulguya rastlanması bu özlemin hayli eskiye dayandığını göstermekte. Ancak insanoğlunun, kendi anatomik yapısının uçmaya elvermediğini farketmesi, onun bu özlemini hayli derinleştirdiğinden olsa gerek, bu özlem zamanla, bazılarında tutku halini almasına sebep olmuş. Metalden, taştan ve sopadan mamül mızrak ve ok kullandığı dönemlerde bu araçların havada belli kurala göre gittiğini keşfetmesi onu “madem kanatlarım yok öyleyse yapma kanat yaparım” fikrine yönlendirmiş. Hayvanları taklit etmek bizim eski alışkanlığımız olduğundan kuşları taklit ederek uçulabileceğini düşünmeye başlamış.

Antik Yunan devrinde (M.Ö. 400-350) Taranto’lu Archytas’ın bir mekanik güvercin tasarladığını biliyoruz. Bu konuda elimizde kendisinden 5 yüzyıl sonra yaşamış olan Aulus Gellius’un yazdıklarından başka bir belge yok. Yazılanlara göre Archytas bir nevi füze yapmış ve muhtemelen bir iple yahut otomatik çalışan ve bugünkü adıyla bir çeşit  oto-pilot la bu cihazı kontrol etmeye çalışmış. Ay üzerindeki bir kratere adı verilen Archytas matematiksel mekaniğin öncülerinden sayılmaktadır. Pisagorcu okula tabidir. O devrin geometri bilgisi ile matematiği mekanik uygulamalarda kullandığı söylenmektedir. Bugün insansız uçan uçaklar fikrinin ona dayandırılmasına şaşmamak gerek.

Devam edecek ...